logo

ÖNCELİK ESNAFIN OLSUN

ÖNCELİK ESNAFIN OLSUN

MÜSİAD Tokat Başkanı Aksoy, virüs salgınına karşı atılması beklenen genişleme adımının büyük firmalardan çok bankalara yönelik yapılmasını, asıl desteklenmesi gereken şirketlerin istihdamın yüzde 75’ini sırtlayan KOBİ’ler olduğunu söyledi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Tokat Şubesi Başkanı Fatih Aksoy, Türkiye’de toplumsal huzurun korunması için istihdamın yüzde 75’ini sağlayan küçük ve orta boylu işletmelerin (KOBİ) desteklenmesi gerektiğini söyledi. Devletin pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntılı süreçte tedarik zincirini koruması adına büyük şirketlere destek vermesinden bahsedildiğini kaydeden Başkan Aksoy, bu yolla küçüklere para akışının garanti olmadığına dikkati çekti, büyüklerin nefes aldırılması için desteğin şirketlere değil, bankalar üzerinden takas işlemlerine yapılabileceğini belirtti.

95 ülkede 11 bin üye ile salgına yakın takip

MÜSİAD’in tüm dünyanın yaşadığı bir salgın olması nedeniyle ‘pandemi’ olarak tanımlan koronavirüsle ilgili gelişmeleri 95 ülkede toplam 11 bin üyesi ile yakından takip ettiğini belirten Aksoy, “MÜSİAD, “Dünya genelinde veri alma şansına sahip en büyük iş organizasyonu. Hangi ülkelerde hangi tedbirlerin alındığını ve nasıl uygulandığını üyelerimiz aracılığıyla ‘içerden’ görme şansına sahibiz. Hem bu tecrübeler hem de daha önce yapılan çalışmaları derleyen Genel Merkezimiz 70 sayfalık bir raporu Cumhurbaşkanımıza verdi.

Biz sadece aklımıza gelen ilk fikri düşünmüyoruz. Bunun sonrasında olası etkilerini de hesaba katıyoruz. Raporumuzda ‘devlet eliyle yapılacak müdahaleler belirsizliğin kısa vadede giderilmesi için gereklidir’ demişiz. Burada önemli olan belirsizlik halinde ekonomik faaliyetleri karşılayıp hane halkının refah düzeyinin sabit tutulmasıdır. Hani ne deriz, ‘Allah varlıktan darlığa düşürmesin.’ Bir konforu yaşıyorsanız, bu konforu bozduğunuz anda ne siyaset kalıyor, ne ticaret kalıyor, tamamen yıkıma doğru gidiyor. Bu düzeyi devam ettirmemiz lazım” değerlendirmesini yaptı.

Genişleme firma bazında değil, banka bazında uygun

Aksoy, büyük şirketlerin desteklenmesi ile ilgili şunları kaydetti: “KOBİ’ler Türkiye’deki istihdamın yüzde 75’ini, cironun yüzde 64’ünü, ihracatın yüzde 56’sını, ithalatın yüzde 36’sını yapıyor. KOBİ’ler mutlaka korunması gereken kısım. Ara mamul ithalatıyla montaj ağırlıklı çalışıyoruz. Korona nedeniyle lojistikte daralma olunca ara malı sıkıntısı doğdu. Şunu da belirtmek gerekir; biz işin kolayına kaçmışız. Elin taşıyla elin kuşunu vuruyoruz. Kendi öz sermayesi olmasın, bankadan alsın, olmadı yurtdışındaki Eximbank’lardan alsın. Yedek akçe hiç aklımızda olmamış. Büyüklerin finansmanı konusunda belki Merkez Bankası şunu yapabilir, vadesi gelmiş takastaki işlemlerle ilgili olarak bankalara bir karşılık verebilir, onun karşılığında bankalar da sonra bunu MB’ye öder. Bunun ötesine gidilmesini tasvip etmiyoruz. Piyasadaki büyük şirketlerin rahatlaması ancak bu şekilde olabilir. Bankalar bazında MB’nin genişlemesini uygun buluyoruz ama firmalar bazında bulmuyoruz. Ağustos 2018’de bu firmalar ülkeyi çok büyük bir sıkıntıya attı. Paralarını götürdüler. Ticarette işinize yatırım yapacaktınız. Büyük firmalar özellikle stoka yönelik almış oldukları krediyi, bankalardan alıp yatırıma soktular. Ama KOBİ’lere geldiğiniz zaman kredi sıkıntısı çekiyoruz.”

Aksoy: “Ayrıca bakanlıklara bağlı kurulan büyük şirketlerin, regülasyon görevi dışına çıkmasını da doğru bulmuyoruz. Bu şirketler piyasaya rakip bir pozisyon alırsa, sosyalist düzenin yapısına doğru gidişat oluyor ve devamında da bu şirketlerin zararını yaşıyoruz. Piyasanın düzenini de bozmamak lazım.” dedi.

Büyükler üretimden ziyade diğer piyasalara para aktardı

Türk sermayesinin kırılgan olduğunu dile getiren Başkan Aksoy, “Sermaye stoku önemli, bu olmadığında gücünüzü oluşturacak alt yapınız yok demektir. Parayı dışarı değil, üretime aktaracaksın. Büyükler ‘kriz geldi, eyvah ne yapacağız devlet bize yardımcı olsun’ diyor. Üretim algısından tüm dünya nasıl çıktıysa bizim Türkiye’deki büyük sermayeli kuruluşlarımız da aynı algı ile çıktılar. Üretimden ziyade diğer piyasalara doğru paraları aktardılar. Yükü sahiplenmesi gereken büyük işletmeler, paralarını finansal piyasalarda değerlendirirken, bütün yükü Türkiye istihdamının yüzde 75’ini oluşturan KOBİ’lerin üstüne verdiler. KOBİ’ler bu yükü taşıyamaz hale geldiğinde biz bu krizle karşı karşıya geldik” tespitini yapıyor.

Tüm dünyada ağırlıklı olarak KOBİ’ler korunuyor

MÜSİAD’ın geniş yurtdışı yapılanmasıyla korona salgını konusunu sürekli istişare edildiğini ifade eden Fatih Aksoy, “Genel Merkezimiz geçtiğimiz günlerde dünya başkanlar toplantısı yaptı. 33 ülkeyle görüştüler. Avustralya’dan Hollanda’ya Sudan’dan pek çok ülkeye bakıldı, hangi ülke nasıl bir destek veriyor. Dünyada da ağırlıklı olarak KOBİ’lerin korunduğunu görüyoruz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi endeksinde de dikkate alınan parametre KOBİ’dir. Biliyorsunuz ilk 10’a girmek istediğimiz bir liste bu. Bu yüzden de istihdamın yüzde 75’ini sağlayan küçük ve orta boylu işletmelerin (KOBİ) desteklenmesi ve para akışı garanti altına alınmalıdır.”

Paylaşma ikonundan:
0
fb-share-icon20
20
fb-share-icon20

Share
187 Kez Görüntülendi.