logo

MİLLETİN DERDİYLE AĞLARSINIZ MİLLETİNİZ GÜLER

İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ağıralioğlu, konferansta meclisteki kavgayı değerlendirdi.

Mecliste yaşanan hakaret gerginliği ardından CHP’lilerin bu ara biraz fazla kızgın olduğunu söyleyerek, kızgınlıklarına gem vurmaları gerektiğini ifade eden İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, “Siyasete tahammül eşiğinde cümle kurmalıyız.  Bugünlerde tartışmalar var, mecliste kavga oldu, meclisteki kavganın hiçbir şekilde makul tarafı yoktur. TBMM aklın kalbin, millet Hassasiyetinin merkezidir. Siyaseten ben daha iyisini yaparım kadrosu siyasetin bozulan üslubuna  tahammül etmek zorundadır o yüzden Sayın Cumhurbaşkanının yolun başında taşımış olduğu hassasiyeti nezaketi, tahammülü, sabrı yolun sonunda kaybetmişliğine mukabelemiz kavga olmamalıdır.” dedi.

            Tokat İyi Parti İl Başkanlığı tarafından 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda “Türkiye’nin Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu katıldı ertesi gün sabahı basın mensupları ile kahvaltıda bir araya geldi.

            İyi Parti Tokat İl Başkanı Ömer Sağol’un açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan İyi Parti İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, siyasete nezaket ve zarafet katmaya çalıştıklarını söyledi. 18 yıllık iktidarın sadece bir partinin iktidarı olmadığına işaret eden Ağıralioğlu, “Aslında biz Ak Partiyi konuşurken sadece Ak Partiyi konuşmuyoruz, memleketin dününü, bugününü, yarınını da konuşuyoruz. Ak Parti aslında sadece bir parti değil, biz Ak Partiyi muhasebe ederken muhalefette olmanın hevesiyle iktidarı utandırmak gibi bir hafifliğe meyil etmiş insanlarda değiliz. İktidar düzgün iş yapsın, memleketinin karnını tok başını dik etsin, gençlerinin yarın umutlarını inşa etsin, memlekette adaleti hakim etsin, imar dolayısıyla oluşturulan zenginlik fakirin fukaranın da istifadesine açılabilsin, rant dediğimiz şey siyasetin yakınında duran kadronun istifade ettiği bir nimet alanı olmaktan çıksın milletin hizmetine sunulabilsin iktidar yüz sene iktidarda kalsın. Bizde yaptıkları işe, ‘Ne kadar güzel işler yaptınız. Allah sizden razı olsun’ diyelim.” diye konuştu.

“DEVLETİN ADALETLİ OLMASI EN BÜYÜK DERDİMİZ”

            Adaletli devletin önemine değinen Yavuz Ağıralioğlu, “Bizim bu topraklarda bugün en büyük derdimiz devletin adaletli olmasıdır. Yeniyken yolun başındayken idealizm kolaydır.  Parti yeni kurulurken, yolun başındayken idealizm kolaydır, eskimeye yüz tuttuğunda idealizmini muhafaza etmek zordur. Yolunda başında ihlas, idealizm, paylaşma, hoş görü, tahammül, nezaket, zarafet kolaydır. Yolun sonunda böyle kalabilmek zordur. Herkes iyi başlar, başladığı gibi bitirmedikleri için insanların yerine biz daha iyi yaparız kadrosu gelir. Ak Parti nasıl ki kendisinden  önceki dönemde daha iyisini yaparım kadrosudur, bizde onlardan daha iyisini yaparım kadrosu olarak memleketin hizmetine talibiz. Düşman değiliz, hasım değiliz, Ak Partinin ve sayın Cumhurbaşkanının düşmanı ve hasmı değiliz, rakipleriyiz. Biz onların rakipleriyiz.

            Esnaf siftah yapamadığı için mustarip olmasın, anaların evlatlarına babalar çocuklarına mahcup olmasınlar, öğretmen öğrencisinden, öğrenci öğretmeninden utanmasın, parası kendisine yetmedi diye çocuklarının canına kıymaya kimse teşebbüs etmesin. Evde çoluğuma çocuğuma ne yedireceğim diye hiçbir ananın hissesine hicran düşmesin. Bu topraklarda karnımızı tok başımızı dik edecek bir yönetim mahareti sergileyelim istiyorum.

            Siyasetin kaybettirdiği her şeyi kaybedenlere hatırlatıyoruz. Hiç kimse kötü başlamıyor, sayın Cumhurbaşkanı da kötü başlamadı, Ak Parti’yi kurduğunda kötü başlamadı, başladığı gibi bitirenlere saygımız var. Kurtuluş Savaşı’nın kurmay kadrosuna, silah arkadaşlarına, şehide şühedaya ne için ayağa kalkıyoruz başladıkları gibi bitirdiler, bunun için yüz yıl sonra ayağa kalkıyoruz.” ifadelerini kullandı.

TBMM’DE YAŞANAN KAVGA

            TBMM’de yaşanan kavgaya da değinen Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

            “Siyasete tahammül eşiğinde cümle kurmalıyız.  Bugünlerde tartışmalar var, mecliste kavga oldu, meclisteki kavganın hiçbir şekilde makul tarafı yoktur. TBMM aklın kalbin, millet Hassasiyetinin merkezidir. Siyaseten ben daha iyisini yaparım kadrosu siyasetin bozulan üslubuna  tahammül etmek zorundadır o yüzden Sayın Cumhurbaşkanının yolun başında taşımış olduğu hassasiyeti nezaketi, tahammülü, sabrı yolun sonunda kaybetmişliğine mukabelemiz kavga olmamalıdır. Çünkü bu yarış ben daha çok kavga ederim, ben daha çok hakaret ederim kadrosunun işi değildir siyaset. Siyaset sen hakaret etsen de ben etmem, sen tahammülsüzlük etsen de ben tahammül ederim, sen dilini bozsan da ben kalbimi bozmam, sen üslubunu bozsan da ben üslubumu bozmam, senin onca kaybettiğin değere rağmen ben senin gibi olmayıp milletin hizmetine talibim diyebilenlerindir.

            Bütün bu koşuşturmalar içerisinde ne bekleriz biz, hiç randevu almayıp, geliyorum demeyip, haber vermeyip gelin Cumhuriyet Halk Partisine geçerken uğrayın, deyin ki; arkadaşlar nasılsınız, geçerken gelin randevu almadan gelin, millet Cumhurbaşkanını karşısında görsün. Böyle bir siyasal eşik oluşturmaya çalışıyoruz.”

SİZDEKİ YÜZDE 51’E DE KARDEŞİZ

            Yavuz Ağıralioğlu, siyasilerin ve iktidarın kendine oy vermeyenlerin hakkını da gözetmek zorunda olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

            Bu yüzde 50 artı 1 tuzağı kendilerinin aslında kendi kendilerine kurmuş oldukları tuzak siyaseti hem bloklaştırarak hem de hakaret  eşiklerine getirerek yapmak mecburiyeti oluşturmuştur. İktidara gelene kadar tamamını kucaklamak zorunda olduklarını söylediğiniz milletinizin iktidarda kalmak için 51’ine razı olmak mecburiyetidir sizi bu kadar  kabalaştıran.  Siz 51’ine razı olabilirsiniz biz tamamına razıyız. Siz 51’ini kendinize yeterli görebilirsiniz biz tamamına cümle kurmak için siyasetteyiz. Siz 51’i yanınızda tutmak için 49’a hasım cümleler kurabilirsiniz biz buna rağmen sizdeki 51’e de kardeşiz. Tayyip Bey kendisine oy vermeyenlerin de Cumhurbaşkanı. İktidara partili Cumhurbaşkanı hürriyetiyle gelmiş olabilir ama kendisine oy vermeyenlerin de hakkını hukukunu gözetmek zorunda.

BAŞLADIĞI GİBİ BİTİREMEDİ

            Biz niçin yeniden bir memleket davası derdine yollara düştük. Yolun başında herkes adaletten, merhametten bahseder. Siyasi tavassuf ihtiyacı duymadan bir partiden torpil yapmadan, her işinizi  yapabileceğiniz bir ülke vaad ediyoruz. Öyle der siyaset, öyle dedi. Ben size şatafatın, lüksün olmadığı bir ülke vaad ediyorum. Ona alamet bir idealizm cümlesi neydi? Parmaktaki yüzük. Sayın Cumhurbaşkanını hatırlayın lütfen! ‘Parmağımdaki yüzükten başka malım yok’ derken kastettiği idealizm siyasetçinin fakirliğine hamdedilebilir bir idealizmdi. Demek ki bir milletin abad olması siyasetçinin fakiri milletin zengini ile mümkün. Bizde ney durum siyasetçisi zengin, milleti fakir. Yolun başında parmağındaki yüzük hatırlatmasını o yüzden yapmıştır beyefendi. Siyasi pratikleri çok iyidir. Ben lojmanları satacağım cümlelerini o yüzden kurmuş, makam arabalarını elden çıkaracağım hassasiyetini o yüzden milletin teveccühüne takdim etmiştir. Makam arabalarını satmış lojmanları özelleştirmiş, 4 katlı bir evin dubleksinde yaşamaya karar vermiştir. O zaman aldığı oydan çok daha fazla teveccüh de görmüştür. Şimdi? Gecekondularda başlamış bir memleket, millet sevdası saraylarda finale gidiyor. Başladığı gibi bitiremedi.

DEVLETİN İMKANLARI HOVARDACA KULLANILIYOR

            Son 8 yılda ismini zikretmeyi makbul bulmadığım 5 büyük firmaya 196 katrilyon ihale tahsis edilmişse bu fakirlikle başlamış yol kirlenmiş demektir. ‘Parmağımdaki yüzük denilerek başlanmış bu ihlaslı yolculuk yolun sonunda 5-6 tane müteahhitte 83 milyonun hakkını hukukunu yedirmişse bu mücadele kirlenmiş demektir. 5 müteahhitte devletin bütün imkanları tahsis edilip,  bin 500-2 bin lira maaş aldığı için çoluğuna çocuğuna yetemediği için babaların intihar ettiği ülkelerde 150-200 araba ile cumaya gitmek nedir. İnsanların 2 bin 500 lira asgari ücretle elektrik, su parası, çocukların okul ihtiyaçları ve evin ihtiyaçlarını döndürmeye çalıştıkları bir ülkede 150-200 korumayla namaz kılmak nedir. 400 milyon dolarlık uçaklara binmek nedir. Kendi yakın ve yandaşlarına devletin imkanlarını bu kadar hovardaca kullandırmak nedir. Bu başladığı gibi bitirememek alametidir.

MİLLETİN DERDİYLE AĞLARSINIZ MİLLETİNİZ GÜLER

            Devletin hakikatli işler yapanların itibarla anıldığı bir mekanizma olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, “Yolun başında sözünüze sadık kalırsanız siz milletin derdiyle ağlarsınız milletiniz güler. Sözünüze sadık kalmazsanız siz gülersiniz millet ağlar. Şimdi olduğu gibi. Bunlar yorgunluk alametidir. Bunların içinde sayın Cumhurbaşkanının şehitlerimiz dahil, tren, maden gibi kazalar dahil bunlarla ilgili siyasetin sözü devleti yöneten iradenin hangi hassasiyetlere konu olduğunu gösterir. Kaza oluyor tabiatında var diyorlar. Soruşturalım diyoruz. Lüzum yok bu işlerde kader diye bir şey var diyorlar. Şehitlerimiz oluyor şehitlerimizden hisselerine hüzün düşmüyor sanki millete şehit olma imkanını bahşetmişler de teşekkür bekliyorlarmış gibi konuşuyorlar. Utanmasalar ‘size şehit olma imkanı verdik. Ne utanmaz adamlarsınız. İnsan bari teşekkür eder’ diyecekler. Bu arada ne hikmetli sözler ney mesela? Efendim şehitler tepesi boş kalmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı bu ara kalbinin çok yorgun olduğuna alamet işlerdir bunlar. Bu cümlelerine muhalefet kızıyor diye kendisine sorulduğunda diyor ki “Söyledim yine söylüyorum. Çünkü şehitler tepesi boş kalırsa memleket ayakta kalamaz” diyor. Bu cümle Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni cümlesi. 2 yıl evvel bize Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini takdim ederken diyordu ki ‘Eğer beni başkan yaparsanız şehitlerin gelmeyeceği bir memleket kuracağım size’. Numan Kurtulmuş da o zaman sayın Cumhurbaşkanının bu iddiasına yankı veriyordu. Şimdi  o zaman mı iman etmemiştiniz yeni mi iman ettiniz. Yani ney bu. 2002’de aldığınız emaneti içinde huzurla yaşanacak Alevisi, Sünnisi’ne dindarı laiğine, sağcısı solcusuna Türkmeni Kürdüne hasım olmaz bir kardeşlik ülkesi kuracağız dediniz. Bizi şimdi şehitler tepesini gösteriyorsunuz. Şehitler Tepesinin kaç bin yıldır mihmandarıdır bu millet. Biz unutmadık ki sen bize hatırlatıyorsun. Ama biz devlet adamlarının fedakarlık isterken istediği fedakarlığa emsal bir cesaretle bizimle saf safa olanlarını da hayırla yad ederiz. Saraylardan ölüm emri verilmez. Saraylarda ölüm özendirilmez. Yaşadığınız saraylardan milletin fakir çocuklarına ölümü özendirecek cümlelerle millete yöneticilik edilemez.” şeklinde konuştu.

            Konferansa CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz ile birlikte il yönetimi, İyi Parti Tokat İl Başkanı Ömer Sağol ile birlikte parti teşkilatı, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr Ali Çelik ve STK temsilcileri katıldı.

Paylaşma ikonundan:
0
fb-share-icon20
20
fb-share-icon20

Share
208 Kez Görüntülendi.