10 Ağustos 2026 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.
Tokat gibi kadim bir şehirde, yerel basın eliyle yürütülen “gazetecilik” faaliyetlerinin bir kısmı, maalesef gerçek habercilik ve kamu yararı ile uzaktan yakından ilgisi olmayan yöntemlere dönüştü..
Gazeteci ve sosyal medya şehrimde sorunun başı olmuş!
Çöplük kokuyor ve herkes rahatsız.” diye kısaca yazmıştım.
Bu yazımı bir gazeteci diliyle kaleme aldım.
Gazeteci adı altında mesleğini icra edenler sorunun kaynağı olmamalı.
Maalesef çıkarcı, hırsız, arsız kişilerden de gazeteciliğin yüz karası kişilere rastlıyoruz.
Özellikle sosyal mecrada facebok tabanlı gazetecilik adına yazılar ve yayınlar, sıklıkla isimleri, kurumları veya kişileri hedef alan, delillere dayanmayan iddialar, ima dolu ifadeler ve baskı unsurları içermekte.
Bu tür kalem oyunları, klasik bir itibar suikastı örneği ve yer yer şantaj sınırlarına dayanmakta.
Gerçek gazetecilik, toplumun haber alma hakkını korur; belgelerle, somut verilerle konuşur, hesap sorarken adil olur.
Oysa sosyal mecrada yazılan birçok metinde görülen yaklaşım, “ya bizim dediğimiz gibi yaparsın ya da seni köşeye sıkıştırırız” mantığına yakındır.
Bir kişiyi veya kurumu sürekli olumsuz gündeme taşımak, arkasına somut delil koymadan “tefecilik”, “yolsuzluk”, “menfaat” gibi ağır ithamlar savurmak, okuyucuyu manipüle etmekten başka bir şey değildir.
Bu, gazetecilik kisvesi altında kişisel veya siyasal hesaplaşma aracı haline gelmiştir.
Neden İtibar Suikastı?
Sürekli ve Tek Taraflı Hedef Alma:
Belirli isimler veya gruplar, hiçbir yeni gelişme olmadığı halde tekrar tekrar aynı kalıplarla yazılarda yer alır.
Bu, okuyucuda “o kişi kötü” algısı yaratmak için sistematik bir çabadır.
İtibar suikastının temel mekanizması tam da budur: Tekrarla yalan gerçek olur.
İma ve Dedikodu Üslubu:
Somut belge yerine “iddia ediliyor”, “duyuyoruz ki”, “kaynaklarımıza göre” gibi muğlak ifadelerle yazı yazmak, hukuki sorumluluğu azaltırken toplumsal linç yaratır.
Tokat kamuoyu bu üsluba aşinadır.
Şantaj Boyutu
Bazı yazılarda kullanılan üslup, “eğer şöyle yapmazsanız şunları yazarız” tehdidini andırmakta.
Boykot çağrıları, belirli işyerlerini veya kişileri hedef alan yayınlar, kamuoyunu baskı altına alma aracı olarak kullanılabilmekte.
Bu tür yayınlar, ticari zarara, sosyal dışlanmaya ve psikolojik baskıya yol açar.
Yasalarımız da bu tür fiilleri “şantaj”, “hakaret” veya “kişilik haklarına saldırı” olarak tanımlamakta.
Gazetecilik özgürlüğü, başkalarının itibarını yok etme özgürlüğü değil.
Tokat’ta gerçek gazetecilere ve dürüst kalemlere ihtiyaç var.
Eleştiri yapılmalı, hesap sorulmalı; ancak bu, iftira, karalama ve şantajla değil, etik kurallar içinde olmalı.
Sosyal mecrada yazılanlar, maalesef bu çizgiyi aşmakta ve Tokat’ın huzurunu, toplumsal barışını zedelemekte.
Tokatlılar olarak, bu tür yayınlara itibar etmemeli, somut delil sormayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
Gerçek gazetecilik, cesur ama adil olur; kin ve husumet üzerine kurulmaz.
Tokat’ımıza yakışan da budur.
Vesselam
Hüseyin Kömür

Çamlıbel Tüneli’nin Şantiyesi Kuruldu
1
TÜRK KÜLTÜRÜNDE MOTİFLERİN ANLAMI
9795 kez okundu
2
Tokat’a Modern Trafik Eğitim Parkuru Geliyor
8372 kez okundu
3
TOKAT GÜNLERİ 4–7 ARALIK’TA İSTANBUL’DA BAŞLIYOR: “TOKAT’A GİTMEK GEREK!”
6813 kez okundu
4
Erbaa’da 4-10 Yaş Arası Öğrencilere Vatan ve Bayrak Sevgisi Aşılanıyor
4333 kez okundu
5
Niksar Belediyesi Kendi Çiçeklerini Üretiyor
3844 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.