logo

Diplomamı, kadim tecrübemi! Köylü mü, Mühendis mi?


kanal60
bunyaminsunar@hotmail.com

Diplomalı mühendislerin tarımda,  Türkiye’ye getirdiği duruma iyi baktığımız takdirde, ne istediniz tarımdan, okulda ne öğrendiniz sonuç ne oldu diyorsunuz.

 Kadim tecrübe ile dedelerimiz, nenelerimiz, topraktan yetiştirdikleri doğal temiz ürünlerle, bizleri okutmuşlar, müdür,  memur etmişler. Büyütmüşler ama biz onların bizim adımıza yaptığı her şeyi küçük görmüşüz, köylü demişiz, küçümsemişiz. Bugün onların bizi büyüttüğü, toprak ne bize fayda veriyor, ne de geleceğimize fayda sağlayacak. Tohum, fide, ilaç hepsi dışarıya bağımlı olarak diplomalı mühendisler konuşmaya devam ediyor.

Tarımsal üretimde bu gün ithal olan o kadar çok ürün var ki, sunumlarda bir tane yerli milli isim sayılmıyor. Tarımla ilgili bir tane kitap okuyun sanki tıp kitabı okuyormuşsunuz gibi

 Diploma işimizi çözmedi. Yabancı ürünler hayranı yaptı bizi. Dedelerimizin kadim tecrübesini arar olduk.

Ankara’da maddi menfaat peşinde olan, diplomalı bürokratlar yabancı tohuma bizi bağımlı kılarken, toprağı vatanı ihmal ettiklerinin farkına varmadılar.

Köylü milletin ayağa kaldırırken, ayağa kalkan diplomalılar köylüyü yok saydılar.

Toprak ve köylüyü tekrar barıştırmamız lazım.

Diplomalılar bunu yapamaz.

Toprağa ağzı dualı, eli nasırlı, sabah güneşi ile tarlada olan çiftçilerle tohum saçabiliriz.

Bizi yetiştiren atalarımızın yaşamını özlediğimiz gibi toprağa da onların baktığı gibi bakmalıyız.

Bu gün hepimiz bir toprak parçamız olsun derken özlemimizi de ortaya koyuyoruz.

Bir soba ateşini, gaz lambasını, bir çeşme başını özlüyoruz.

Dalında kirazı, çiğdemi, söğüt ağacının gölgesini.

Aslında anamızı, babamızı, dedemizi, nenemizi, aslımızı özlüyoruz.

Diploma alıp Ankara yolunu tutunca siz unutmayın buraları.

Bir avucu için canlarını veren şehitlerin kutsadığı toprağı aslına dönderin.

Saygılarımla

Hüseyin Kömür

Paylaşma ikonundan:

Share
546 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARNINDAKİ BEBEKLE KORANAYA YENİLDİ

    06 Aralık 2020 Ekonomi, GENEL, Gündem, Köşe Yazıları, Manşet

    Karnındaki bebeği ile korona virüse yenik düştü Kocaeli’nde karnındaki bebeği ile birlikte korona virüse yenik düşen genç kadın memleketi Tokat’ta toprağa verildi. Kocaeli'nde yaşayan evli 1 çocuk annesi Nur Aymak Yavuz (27) bir süre önce korona virüse yakalandı. Evinde tedavi gören genç kadın durumu ağırlaşınca Kocaeli Derince Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 6 aylık hamile olan Yavuz, yaklaşık 17 gün hastanede tedavi gördü. Tedavisi sırasında karnındaki bebeği kaybeden anne yoğun bakıma alındı. Bebeğinden ölümünden 3 gün son...
  • HAİNE BAK!

    03 Aralık 2020 Eğitim, Ekonomi, GENEL, Gündem, Köşe Yazıları, Manşet

    Bu başlığı Ermenistan da yaşayıp, Ermeni milliyetçiliği yapanlara yazmadım.Karabağ’da Türk kardeşlerimizi katledenlere de!Binlerce yıl Türk ekmeği yiyip, kurtuluş savaşında zayıf düştüğümüzde sırtımızdan vurup, mazlumları katleden hain Ermenilere de.Onlar zaten hain ve düşman.Tokat’ta güzel işler ve yatırımlar yapılınca her tarafa şikâyet eden, Tokat’tan beslenip, Tokat’ta güzel şeyler olunca azıp kuduranlara ve onlarla yol yürüyenlere yazdım.Bunu yapanlar ya bireysel çıkarları için her şeyi yapanlar, ama dikkatinizi çekeceğim Ermeni milliyetç...
  • EĞİTİME 2 MİLYONLUK MATBAA

    29 Kasım 2020 Eğitim, Ekonomi, GENEL, Gündem, Köşe Yazıları, Manşet, Spor

    Tokat Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’in destekleriyle 2 milyon liralık matbaa kuruluyor. Teknoloji alanındaki gelişmeleri yakından takip etmek, bu gelişimleri eğitim-öğretim programlarına yansıtmak, programların sektör ihtiyaçlarına yönelik nitelikli eleman yetiştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Tokat Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Matbaa Teknolojileri alanının kurulması kararı alındı. Vizyon projeleriyle Meslek Liselerinin kalkınmasına destek olan Tokat İl ...
  • BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ ÇALIŞAN İNSANLARDA VARMIŞ

    29 Ekim 2020 GENEL, Gündem, Köşe Yazıları, Manşet

    Bir varmış bir yokmuş diye başlayan hikâyeler ilgimizi çeker.Hele kahramanlar varsa o hikâyenin içerinde daha fazla dikkat kesiliriz.Tokat hem gelmiş hem geçmiş, hem varmış hem yokmuş gibi bir şehir.Unuttuk demi yapılanları.Ve bu şehre bir şeyler yapalım diye çalışanların olduğunu. Bu şehirde hayatın her alanına dokunmuş kişiler var.Vakıflar bir zamana kadar unutulmuşken, Vakıflar Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde 5 bin vakıf eserinin ayağa kaldırılmasına vesile olan Yusuf Beyazıt bu gün misafirimizdi. Vakıf eserlerinin yanısıra binlerce ö...