ENDER DEMİRTAŞ “BORÇLAR BORCU YAPAN YÖNETİME AİT OLSUN”

Tokatspor Kulübü Derneği Yönetimindeki isimlerden Ender Demirtaş, Basın Sözcüsü Okay Karacan ile birlikte Tokat’a gelip basın açıklamasında bulunmuştu. Demirtaş’ın dikkat çeken açıklamaları oldu.

            Tokatspor A.Ş.’nin hali hazırda kullandığı tesislerinin Tokat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ve Tokat Belediyesi uhdesinde olduğunun belirtildiği toplantıda “Tesisler, A.Ş.’ye ait değil. İstenildiğinde A.Ş. çıkarılır. Yeni bir yapılanma olsa oraya devredilebilir.” denildi.

            Tokatspor Yönetimlerinde yer almış bir isim olan ve İstanbul’da ikamet eden işadamı hemşehrimiz Ender Demirtaş, toplantıya katılımdan ötürü teşekkürlerini beyan ederek başladığı konuşmasında şunları söyledi:

“2012 yılından bugüne kadar ne zaman davet edildiysem Tokatspor Yönetimlerinde sağlığım elverdiğince görev almaya çalıştım. Bugüne kadar da verdiğim paraları geri almak pahasına vermedim. 2012 yılında girdiğim dönemde de o zamanın Valisi Mustafa Taşkesen’in davetiyle girdim. O gün de söyledim, bugün de gördüğüm Tokatspor kara bir delik. Ne verirseniz gidiyor, ne atarsanız içine gidiyor, kimin ne attığı da belli olmuyor. Sabit gelirleri yok. Bununla ilgili İzzet bey döneminde çeşitli projeler yaptık. Tokatspor’un stadını Gaziosmanpaşa Bulvarına bakan kısmına dükkan yaparak yenileyelim, kiraya verelim, bir gelir sağlasın istedik. Tesislerde de halı saha olur, çim saha olur, o parayı verenlerin ismi yazılsın düşüncesi oluştu. Yine Ufuk bey döneminde de aynı şeyler görüşüldü, bir yer verildiği takdirde buraya yapılacak tesislere isim verilir, dendi. Tokat ve Tokatspor’a ne sağlayabiliriz düşüncesinde olduk.

Okay beyin dediği gibi Tokatspor’la tanışana kadar biraz daha sağlıklı insanlardık gerek ruhen gerek fiziken. Ama kendi insanımızın kendi yurttaşımızın, hemşehrilerimizin kendi canlarımızın canını acıtmamak için kendi canımızı acıttık. Dolayısıyla bir sürü hastalığı yaşamak zorunda kaldık genç yaşımızda. Okay beyin isyanını da anlıyorum çünkü aynı isyanı ben de yapıyorum. Ben bu yaşıma rağmen yaptığım işlerden, şirketimden aldığım maaşın yüzde 50’sinden fazlasını sivil toplum kuruluşlarına, üniversiteli öğrencilere harcıyorsam, bunların da çoğunluğu Tokatlıysa, bu bir idealdir.

Dolayısıyla lütfen akıl ve vicdan muhasebesinde bir denge oluşturan basın mensupları olarak, antrenörler olarak, dernek başkanları olarak bizlere sahip çıkmanız gerek. Bizler gece üçlere kadar aranıp, hiç kıramayacağımız isimlerin aramasıyla yönetime gireriz, bir hemşehrimizin sıkıntı yaşamaması için kendi sağlığımızdan feragat ediyoruz.

Geldiğimiz noktada siyasilerin hiç mi suçu yok, bizleri bu yönetime aldırırken, hadi girin hadi girin hadi girin deyip ondan sonra kenara çekilmesi doğru değil! Tokatspor eğer yukarı çıkacaksa, hak ettiği yere çıkacaksa kendini adayan, kendi kişisel kariyerini Tokatspor için kullanan arkadaşlara da diyorum, birliğiniz beraberliğiniz daim olmalı. Taraftar grupları var burada, farklı farklı ağabeyleri var. Bunlar da dernekleşmeli. Bize VİP Salonunda yaşatılanlar üzerine çıktığımda ilk dediğim, bizim bir Emre Şenol’umuz gitti, biri daha gitmesin oldu. Sizin birinizin sağlığı benim için Tokatspor’dan kat be kat önemli dedim taraftarlara. Tokatspor yüzünden birisinin canına bir şey gelecekse varsın Tokatspor düşsün! dedim. Ama kimse Tokatspor’u burada bile bile kümeye götürmedi. Ama inanın hiçbir şey başta konuşulduğu gibi olmadı. Görevlerimizi hak ettiği şekilde yerine getiremedik veya getirtilmedi bizlere. Yönetim toplantısı yapamadık, nasıl bir karar alalım? Sabırla bekledik, bu şehirde kanaat önderleri biz istifa etmek istediğimizde Tokat için hayırlı olmaz dedikleri için biz sineye çektik, istifa etmedik. Biz kendi kişisel egolarımızla hareket etseydik o gün istifa ederdik, ne haliniz varsa görün derdik, gerekirse Tokat’a da bir daha gelmezdik. Ama bugün buradayız.

Okay beyin ben kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum. Bu ülkede Cumhurbaşkanı bile kandırıldı. Kandırılmış olabilir, ha kötü niyetli ise ben bilmiyorum, Allah’la kendi arasında. Ben kötü niyetli isem Allah’la benim aramda. Bunun hesabını mahşerde veririz. Ama kötü niyetli insanların bizi, Tokat bürokrasisini kandırıp bugün bu noktaya taşıması sadece Dernek Yönetiminin suçu değil. Tokat’ı Tokat yapan tüm unsurları daha fazla sesini çıkarsaydı. Bugün kalbimiz Tokat için çarptığı için ne yapabiliriz diye Tokat’a geldik. Bunları yine akşam TSO Başkanımızla, Belediye Başkanımızla konuşacağız. Bizler bu saatten sonra Ufuk Akçekaya ile bir araya gelmeyiz. Hakaret işiteceksiniz, yetmeyecek iftira işiteceksiniz, yetmeyecek devletin üzerindeki sözde otoritesini size karşı bir savcı ile kullanacağına ilişkin hepimize tehdit mesajı atacak, ondan sonra da bizi engelleyecek. Varsa öyle bir babayiğit varsa çıksın karşımıza. Bizlerin masumiyetine inanmayan varsa çıksın, bizler cezamızı çekmeye razıyız. Ama herkes cezasını çekmeye razı mı? Herkes razı ise biz de razıyız.

Tokatspor için bu saatten sonra bir şeyler yapılacaksa biz yönetim olarak her zaman yapılacak işlerin yanında olmaya çalışacağız, elimizden geldiğince. Kırılıyoruz, yıpranıyoruz. 51 yaşındaki Okay Karacan annesi arayınca hüngür hüngür ağlıyorsa, ben aradığımda hüngür hüngür ağlıyorsa aynı acıyı ben de yaşıyorum. Kalp ritim bozukluğu yaşadım, panik atak yaşadım, niçin? Aman benim hemşehrilerim üzülmesin, kırılmasın, aman Tokat’ın tanıtımı olsun, denizi olmayan ilde kano yarışları yapılsın da Türkiye’da reklamı olsun diye çalıştık. Ne oldu, Tokat’a geldik, Tokat’ın hiçbir yerinde bir tane haber, broşür yoktu. Nerdeydiniz, duymadınız mı? Niye yapmadınız bunun haberini? Ben İstanbulluyum, burada oturup benimle ilgili birileri bir şey söylüyor, içinizden bir kaçı da inanıyor. Buyur gelin, misafir edeyim, gerçekten öyle miyim? Can cana değmeden, sohbet edilmeden, göz göze bakmadan kimin ne olduğunu kolay kolay anlayamazsınız. Tokatspor, Tokat’ın milli değeridir. Güç birliği ile ne yapılması gerekiyorsa biz sizinle Tokatlının yanındayız.”

“BORÇLAR BORCU YAPAN YÖNETİME AİT OLSUN”

Ender Demirtaş, konuşmasının sonlarına doğru bir konuya daha dikkat çekti ve kulüp yönetimlerinde yapılan borçların o borcu yapan Yönetime kalması fikrini beyan etti ve “mesela Sami Ülkü ile bir araya geldik, 29 kişilik yönetim kurulu oluşturalım, 11 tane de yedek olsun, yönetime giren isimler 60 bin lira hibe yapsın, Asbaşkan 150 bin lira, kulüp Başkanı da 250 bin lira hibe yapsın dedik. Kulübün borcu kapanıyordu bizim hesabımıza göre. Böyle bir yönetim yapmıştık, ne olduysa bu toplantıya katılanlar ben de dahil olmak üzere Ahmet beyin Başkanlığındaki yönetime girdik. Ve ben yine aynı 60 bin lira bağışımı yaptım, yapanların çoğunluğu hepsi geri aldı. O zaman Tokatspor bir kara delik değil midir? Valiliğin ve Belediyenin bütçesini başka yerlerde köy okullarında kullanamaz mıyız? Yaparız. Onun için Tokatspor A.Ş. olsun, yöneticiler de güç birliği yapsın, kararlar ortak olsun, en başında konuşulan ile en sonunda konuşulan aynı olsun. Bizler her güzel oluşumda yanınızda olacağımıza sizler vasıtasıyla söz veriyoruz.” diyerek konuşmasını bitirdi.

Haber:Tokat Gazetesi