ÇİLESİZ DAVA OLMAZ

Bu hafta çekim nedeniyle Rahmetli Şehit Başkan Muhsin Yazıcıoğ”nun doğduğu köy Sivas Şarkışla Elmalı Köyüne gittim.

Muhsin Başkanı tanıyanları dinledim.

Ablası Mauş Ocak”ı dinledim gözyaşları içerisinde.Bir kez daha bu adamı ne kadar çok sevdiğimi anladım. Acılar hafif değil. Bekliyorlar Muhsinlerini.

Muhsin Yazıcıoğlu”nun tüm arkadaşları onlar için Muhsin olmuş.

Muhsin Yazıcıoğlu hayatının bedelini çok ağır ödemiş, hayatı çile ile dolu bir lider. Muhsin, Ortaokula giderken her sabah namaza kalkar takkesini takar öyle sevimli idi ki başını okşar severdim, derken yaşlar süzülüyor ablamızın hasret dolu gözlerinden. Mahpus günlerinde işkenceler yapılırken ziyarete gittiklerinde ben iyiyim siz rahat olun devletim bana iyi bakıyor derdi. Ama sonra öğreniyoruz ki tırnaklarını sökmüşler Muhsinimin diyor. Siyasete girdiğinde tüm harcamaları dava arkadaşları ile birlikte harcadı.

Mauş Ablas”Helikopter düştüğünde bize gelen bilgi yaralı olduğu idi. Kayseri’ye gidiyor denildi. Biz Kayseri yoluna düştük, yolda telefon geldi, Maraş”a gidiyor diye. Sonra öğreniyoruz ki beş arkadaşı ile şehit olmuşlar. Muhsin Başkanın helikopteri düşürüldü, köylüler geldi bizi oraya aramak için bırakmadılar dediler. Kardeşim bir kar tanesi olmak isterdi, Mekke”ye düşmek için. Karlar içinde şehit oldu.” Sessizlik söyleyecek bir kelimem yok, soruda soramıyorum ki artık, dua ediyorum. Mekanı cennet olsun.

Mauş Abla”Devletimiz Muhsin Başkan”a vefa borcunu ödemek istiyorsa katillerini bulsun yeterli”diyor.

Kolay zamanda konuşanlar zor zamanda yaşayanların sadece edebiyatını yapıyorlar onu biliyoruz.

Ama Allah ve vatan yolunda baş koyanların kıymetini yaşarken pek bilmeyen bir milletiz.

Her şeye o kadar çok kolay ulaşıyoruz ki bir davamız ve sonuçta bir çilemizde yok bu günlerde.

Duble yollarda son model marka araç kullananlar ne bilir toprak ve çakır çukur yollarda yürüyerek giderken ayağı kanayanların acısını.

Ve onlar ki yaşamlarının her saniyesinin bedelini, çile çekerek ödediler.

Eski Türkiye”de Türk ve Müslüman bir kimliğin bedelini ödeyenler sayesinde bu gün edebiyat parçalıyoruz.
Muhsin Yazıcıoğlu biz bu vatanı sevmenin çilesini çektik onlar edebiyatını yapıyorlar demişti ya aynen öyle işte.

Bu gün 25 Mart 2009, Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit olduğu günden on yıl sonra bu gün.

Hiçbir fedakarlık yapmayan, sadece eleştiren ve konuşan siyasetçileri görünce, nasıl dayandın işkencelere sen Muhsin Başkan diyorsunuz demi.

İnandığı davası olanların adı ve boynunu büküp devlette bizim, millette bizim diyenlerin gittiği yol bu gün Muhsin Yazıcıoğlu’nun yoludur.

Devletim yaşasın bizim canımız feda olsun deyip Allah-u Ekber deyip göğsünü siper edenlerin adıdır Muhsin Yazıcıoğlu.
Helal ile haramı ayırıp çalışan, menfaat için eğilmeyenler Muhsin Yazıcıoğlu ”nu yaşatıyor.

Bu dava hor bu dava büyük, bize düştü bu büyük davayı taşımak diye, yol onun varlık onun gerisi hep angarya, yüzüstü çok süründün Anadolu, diyen bir direniş öyküsüdür Muhsin Yazıcıoğlu.

Muhsin Yazıcıoğlu”nun 1954yılında başlayıp gönlümüzde yaşayan bir lider olarak, bize mesajları var. Onları derledim kendimiz için, tekrar titremek ve dirilmek için üşüyoruz biz.

Başkan diyor ki ”Namlusunu millete çeviren tanka selam durmam.

Benim adım Muhsin Yazıcıoğlu! Bana baskı sökmez!

Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok.

Erkek olmak alın yazısı olsa da her kula nasip olmaz.

Zulüm Azrail olsa da hep Hakk’ı tutacağım. Mukaddes, davalarda ölüm bile güzeldir.

Bu ülkede dürüst olmak başa beladır ama o bela başımızın tacıdır.

İki saniye sonrasına garantimiz olmayan bir hayatımız için fırıldak olmaya gerek yok.

İslam hassasiyeti olmayan milliyetçiliğin içi boştur.

Zindanmış bu karanlık oda ne gam! Bana imanımın ışığı yeter!

Vatan aşkı maya gibidir. Sütü bozuklarda tutmaz.

İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inadığım yolda tek başıma yürürüm.

Vatanı sevmenin çilesini biz çektik, edebiyatını onlar yaptı.

Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise; dünyanın şah damarını keseriz.

Bir elinde Bilgisayar, Bir elinde KUR’AN olsun.

Biz, Fatih Sultan Mehmed Han kadar Türk, Said Nursi Hz. kadar Kürdüz!

Ve hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.

Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih ederim.

Ben Avrupa Birliği kapısında zorlanan, aşağılanan Türkiye istemiyorum. Ben kendi medeniyetimle olurum. Ben yeniden Tük-İslam medeniyetinin inşaatını istiyorum.

Ölüm inançsız insanlar için korkunç bir sondur ama inananlar için ne kadar zevkli bir başlangıçtır!

Ben Türk’üm, Türk esir olmaz. Ben Türk’üm, Türk Devletsiz olmaz. Ben Türk’üm, Türk Bayraksız olmaz. Ben Türk’üm, Türk Ezansız olmaz. Ben Türk’üm, Türk Hürriyetsiz olmaz.

Evet, adım Muhsin Yazıcıoğlu, bende ve arkadaşlarımda döneklik olmaz. Biz inandığımızı yaptık. İnandığımızı yapmaya devam ediyoruz.

Bizim çocukları kitap okumak sıkar. O yüzden fikri tartışmalarda biraz zayıf kalırlar. Ama kavga var dersen, Ayrancı’dan Kızılay’a koşa koşa gelirler!

Hayat böyledir dostum geçer beklemekle. Ümitlerin bittiği yerde abdest al ve sabahı bekle.

Haksız bir dava uğruna sultanlık yapacağıma, gerekirse haklı davada tek başıma yürüyeceğimi söylüyorum. “

Muhsin Başkanın bugünün gençlerine mesajlarını taşımak bir görevdir.

Mekanın Cennet Olsun Muhsin Başkan.

Rahmetle ve saygıyla anıyorum seni.

Bu kardeşin seninle uykudan uyananlardan. Senle tanıştığım

1991 yılından beridir davan davam…

Hüseyin Kömür