III. Medya Çalıştayında İstenilen Aynı “Basın Meslek Birliği Acilen Kurulmalı”

3. Anadolu Medyası Çalıştayı ve Avrupa Birliği Hibe Programı kapsamında oluşturulan Ünye Fatsa Ordu Medyası Güç Birliği Projesi’nin açılış ve bilgilendirme toplantısı farklı illerden gelen medya temsilcilerinin katılımları Ordu’nun güzel ilçesi Ünye”de yapıldı.

TİMEF’in uygulayıcısı olduğu, Canik Ünye Gazeteciler Derneği, Ünye Radyo Yayıncıları ve İletişim Derneği, Ordu İnternet Gazetecileri Medya İletişim ve Bilişim Derneği, Ünye Gazeteciler Derneği’nin ortaklığında yürütülen projeyle, Ordu’da faaliyet gösteren medya ve iletişim derneklerinin kapasitelerini artırmak, Ünye, Fatsa ve Altınordu ilçelerinde faaliyetlerini sürdüren medya kuruluşlarıyla birliktelik sağlamak amaçlanıyor.

“Basın Meslek Birliği acilen kurulmalı”

TİMEF Genel Başkanı Şakir Gürel,  Anadolu Medyası’nın zor günler geçirdiğini vurguladığı konuşmasında, “Öyle ki; yaşanan olağandışı ve olağanüstü, hatta olağan süreçlerden bile olumsuz etkilenir hale geldik. Anadolu Medyası olarak iyi durumda değiliz, madden ve manen kan kaybediyoruz.  Oysa Anadolu Medyası olarak Türkiye’de ulusal diye tabir edilen yaygın medyanın, ana akım medyanın alternatifi, çok sesliliğin teminatıyız. Anadolu güçlü olursa, Anadolu Medyası güçlü olursa Türkiye’de çok seslilik, çeşitlilik, basın özgürlüğü gibi tartışmaların, kendiliğinden azaldığı, hatta yok olduğu görülecektir.” dedi.

Gürel, Anadolu Medyası’nın içinde bulunduğu sorunlara değinerek, şunları söyledi:

“Özelikle radyo ve televizyonlarını oluşturan kesiminin neredeyse tamamının başı, telif ücretleri ile derttedir. Kimisi mahkemelerde, kimisi icralık, kimisi hapislerdedir. RTÜK, Yerel Radyo ve Televizyonlara adeta potansiyel suçlu muamelesi yapmakta, sürekli cezalar kesmektedir. Yerel radyo ve televizyonlar, hükümetin çıkardığı sayısız teşviklerden çeşitli nedenlerle yararlanamadıkları gibi mali borçlarının bazıları da iyileştirme ve yapılandırmaların dışında tutulmaktadır. Hazırlatılması için ciddi bedeller ödenen kamu spotları, can çekişen Anadolu televizyonlarında bedava yayınlatılmakta,  yayınlamayanlar dolaylı yollardan çeşitli cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Türk basını için, Barolar Birliği gibi üyeliği belli şartlara bağlı ancak zorunlu, kendi etik kurallarını koyup uygulayabilen, kanunla kurulmuş basın meslek birliği acilen kurulmalıdır.”

-“Çalıştaydan çıkacak sonuç ülke basınına ışık tutacaktır” –

Canik Ünye Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Öztürk, Ünye’nin geçmişten günümüze yetiştirdiği siyasetçilerle her zaman üst düzeyde etkin rol aldığını, ülke geneline bakıldığında basın gücü ve çeşitliliğiyle il düzeyinde başarılı hizmet vererek önemli bir görevi üstlendiğini söyledi.

Ünye’de basının bugününü değerlendiren Öztürk, “ Ordu’da ilk televizyon ve ilk radyo Ünye’de kurulmuştur. Yazılı basında Ünye, ilk olarak 1944 yılında Güzel Ordu Gazetesi’ndeki haberlerle yer bulmuş, yetmemiş 1954 yılında ‘Demokrat Ünye’ Gazetesi’yle Ünye’de yazılı basın hayatı başlamıştır. Bugün Ünye’de 1 günlük, 6 haftalık, 2 on beş günde bir yayın yapan gazete, 3’ü aktif 4 radyo, 1 dergi, aktif olmamakla birlikte 2 televizyon yer almaktadır. Basın sektöründe 50’ye yakın sahada geçimini sağlayan aktif çalışan gazeteci yer alırken, 150’ye yakın yazarıyla  basın sektörü bölgede ses getirmektedir.   İl düzeyinde basın kuruluşlarıyla dikkat çeken Ünye’de bugün faaliyette olan 4 dernek hizmet vermektedir. Ayrıca her ulusal ajansın da temsilcisi Ünye’de bulunmaktadır.” dedi.

Yerel basına destek verilmesi ve sahip çıkılması çağrısı yapan Başkan Ali Öztürk, şunları söyledi:

“Ülkemizde olduğu gibi Ünye’de de yerel basın birçok zorluğa rağmen bu başarıyı göstermektedir. Bugün Ünye’de bir günlük gazete olmasına rağmen, bundan yaklaşık 3 yıl önce 7, 2 yıl önce de 3  günlük gazete yayın hayatındaydı. Bir televizyonumuz karasal yayın yaparken ekonomik sorunlar nedeniyle kapanmış, günlük gazeteler haftalık gazetelere dönüşmüştür.  Bugün burada Çalıştay’da da ele alacağımız gibi, günümüzde yerel basın ekonomik sorunların yanı sıra, yayın hayatında manevi baskılara da maruz kalmaktadır. Zaman zaman özellikle yazılı basını düştüğü zor durumdan kurtarmak için kampanyalar yapılmaktadır. Ben bu kampanyaların yapılmasına katkı verenlere teşekkür ediyorum. İletişim noktasında sosyal medya günümüzde her ne kadar öne çıksa da mürekkep kokan bir gazetenin yerini hiç bir şey tutamaz. Herkesin evine bir gazete alarak yerel basına destek vermesini ve sahip çıkmasını arzu ediyorum.”

Basın kuruluşları arasında sağlanacak birliktelikle sorunların aşılacağını vurgulayan Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu sorunların yanı sıra basın kuruluşları kendi içlerinde de kopukluklar yaşamakta, kutuplaşmalarla, birbirini yıpratmaktadır. Bu sorunların giderilmesinin yine basının bir araya gelmesi ile çözüleceğine inancını taşıyorum. İşte tam da bu noktada bölgede dağınıklılığı önlemek, basının parçalanmışlığını bitirmek amacıyla Ünye’den 4, Ordu’dan 1 dernek el ele verip böyle bir yola girdik İyi ki böyle bir yola girdik. Bu projenin paydaşı olmaktan gurur duyuyorum. İnşallah meslektaşlarıma Ünye’den yapılan Çalıştay ve programlarla yeni ufuklar katarız, kendilerini yenilemeleri ve geliştirmelerine bir katkımız olur. Çalıştaydan çıkacak sonuçla hazırlanacak rapor ve bu proje sadece Ünye ve Ordu Basınına değil, Ülkemizde yayın hayatını sürdüren tüm kurum kuruluş ve meslektaşlarımıza bir ışık olur temennisi ile hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum, katılımlarınız için sizlere teşekkür ediyorum.”

-“Türkiye Medyası olarak güç birliği içerisinde birlikteyiz” –

Ünye Radyo Yayıncıları ve İletişim Derneği Hakan Korkmaz, yayıncılara ve gazetecilere destek olmak adına projenin önemine vurgu yaparak, ”30 yılı aşkın süredir yayıncı olarak, televizyoncu-radyocu olarak birçok arkadaşımla yaptığım sohbetlerde yayıncılar için en büyük sıkıntıların birincisi telif, ikincisi beklentilerimiz. Beklentiler noktasında bir radyocu-televizyoncu olarak elektrikle ilgili avantajlarımızın olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu avantajlarla yayıncı kuruluşların yayın yapması noktasında biz biraz daha rahat yaşamak istiyoruz. Biz nefes almak istiyoruz. Dün bir milletvekilimiz radyo yayınımızda Haftanın Yorumu adlı programımızda ‘Radyo ve televizyonlar herhalde ekonomik sıkıntılardan en çok etkilenen kurumlardır’ dedi. Doğrudur, en çok etkilenen kurumlarız. O halde hem yayıncılara destek olmak, hem gazetecilere destek olmak adına Ünye, Fatsa Ordu Medyası Güç Birliği dedik ama ben eminim ki Türkiye Medyası olarak güç birliği içerisinde birlikteyiz.” dedi.

Ordu İnternet Gazetecileri Medya İletişim ve Bilişim Derneği Başkanı Bahtiyar Kahveci, Ünye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İbrahim Coşkun da programda yaptıkları konuşmalarda yerel basının yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi.

“Siyasi iktidarlara yerelin sorunlarını anlatmalıyız”

RATSA Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Onay yaptığı konuşmada, “Bizler öncelikli olarak siyasilere yerel ve bölgesel radyo ve televizyonların sorunlarını anlatmak durumundayız. Çünkü her geçen gün şartlarımız daha da zorlaşıyor. Eğer biz siyasi iktidarlara kendimizi anlatamazsak bize önem vermezlerse her geçen gün kapanan yerel medya kuruluşlarına yenileri eklenmeye devam edecektir.” dedi.

“Bu toplantılar sorunlarımızın çözümü için önemli”

Avrasya Gazeteciler Derneği Başkanı İsmail Kahraman, Anadolu Medyası’nın birçok sorunu olduğunu belirterek, “Bu sorunların çözümü ise bu tür toplantılardan çıkacak sonuçlardan geçmektedir. Birlikten kuvvet doğar sözünden hareketle bu sorunları birlikte çözeceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Menderes Demir, “3 yıl Anadolu Medya Çalıştayını gerçekleştirerek yerel ve bölgesel medyanın sorunlarını görüşüyoruz. Bu toplantılarda çıkacak sonuçlarla da sorunlarımızın çözüme kavuşmasını diliyorum.” dedi.

“Medyada güç birliğini önemsiyoruz”

RATEM Başkanı Yusuf Gürsoy, “Yazılı basınımızın ve özellikle yerel basınımızın desteklenmesi önemlidir. Türkiye’de günlük ekranla karşı karşıya gelme süremiz yaklaşık 8 saat. Medya başkalaşmaya başladı. 2013 yılında medyanın sosyal medya üzerinden sürdürüleceği belirtilmişti. Artık sosyal medya daha aktif rol alıyor. Sosyal ağların kendi başlarına hiçbir medya olma gibi bir derdi yok. Bunu sağlayan bizleriz. Bizler bunu kendi ülkemizde sürdürmek durumundayız. Burada en büyük görev yerle medyaya düşüyor. Bu proje de medyanın güç birliği konusunda önemlidir ve biz de Ratem olarak önemsiyoruz. Özellikle yerel medyanın kapasitesinin arttırılması konusunda biz da önemsiyoruz” dedi.

-“Yerel medya güçlüyse o şehrin kent kültürü daha güçlüdür” –

Ünye Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, bir şehirde yerel medya güçlüyse o şehirde kent kültürünün daha da güçlü olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“O şehirde kent kültürü daha güçlüdür. Kent kültürü içinde demokrasiyi barındırır. Kent kültürü içinde kendini ifade etme fırsatını barındırır. Kent kültürü barışı, huzuru, birlikte yaşama ortamını içinde barındırır. Ülke içinde olayı ele aldığınızda yine aynı şeyleri geniş manada ifade edebiliriz.

Yerel medya o bölgede yaşayan insanların sesidir, soluğudur, kulağıdır ve gözüdür. Bizler de kamu görevini ifa ederken sorunların tespitinde, önceliklerimizin tespitinde yerel medyadan edindiğimiz bilgilerle, arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz değerlendirmelerle yola çıktığımız, yine onlardan istifade ettiğimiz birçok konu oluyor ve bunun neticesinde de daha güzel olduğunu hep beraber sonuç itibariyle değerlendiriyoruz.

Tabi yerel basın olsun, ulusal basın olsun en öncelikli husus en olmazsa olmaz basın özgürlüğüdür. Basın özgürlüğü ekonomik özgürlük gibi olmazsa olmaz bir ikilem ya da bir durumla birlikte görüyoruz. Ekonomik özgürlük olmadan basın özgürlüğü olmuyor.

Yine sosyal medyanın, bilişimin internete bağlı olarak, gelişmesine bağlı olarak özellikle son yıllarda baş döndürücü hızla gelişmesiyle yeni bir form, yeni bir format kazanan basın, yerel basıncılarımız, ulusal basın kuruluşlarımız tarafından da bu yeni formata uygun dönüşümler ve şartlara göre konumlandırılmaları gerekiyor. Yoksa değişime, gelişime direnmek bize sadece zaman kaybettirir.”

Kamu görevi olan basının aynı zamanda kamu hizmeti gördüğünü belirten Kaymakam Güney, “Ama biliyoruz ki kamu hizmetinin yanında bir ekonomik teşebbüs, bir ekonomik faaliyet, bir ticari faaliyettir. Bu anlamda bu dengeyi iyi gözeterek ne kadar zor olduğunu da bilerek çözümler önermek sadece bir sektöre değil bütün kamuya katkı sağlayacak çözüm önerileri ile yola çıkmamız netice almamızı daha kolaylaştıracaktır.” dedi.

Ordu Vali Yardımcısı Ekrem Yaman, bu tür Çalıştaylardan çıkan rapor ve sonuçlarla neticeler alındığını belirterek, “Çalıştayınızın özellikle çok profesyonel eller tarafından kitaplaştırıldıktan sonra devletin en üst makamından Cumhurbaşkanlığından en alt kademeye kadar neticeler takip ettirilmesi için gerekli çalışmaların mutlaka yapılması lazım. Çalıştay, panel, konferans vb. bütün çalışmaların neticelerinin takibi bakımından bu organizasyonu yapanlara görevler düşüyor.”diye konuştu.

-Kıran: “Bir dönem yerel basın mensubu olarak bu projenin paydaşıyım” –

Kıran, projeyi önemsediğini, yerel basının sorunlarına bu Çalıştay’dan çıkacak olan raporla çözüm yollarının bulunabileceğini ifade etti.

Sadece Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak değil, kendisinin de bir dönem yerel basın mensubu olarak bu toplantıda bulunduğunu ifade eden Kıran, “Bir kardeşiniz olarak, bir Ünyeli olarak buradayım. Ama hepsinden önemlisi kariyerimde, hayatımda yerel medyanın çok önemli yeri olan bir kardeşiniz olarak buradayım. Çünkü ben okul hayatımla birlikte aynı zamanda bir yerel basın çalışanı oldum, yerel basın paydaşı oldum. Eski patronum Ali Öztürk Bey o zaman Şirin Ünye Gazetesiydi. Şimdi Ünye Kent Gazetesi ve Canik Gazeteciler Derneği Başkanlığı yapıyor. O zaman uzun süre onun gazetesinde köşe yazısı yazma imkânını bana vermişti. Onun için her zaman müteşekkirim. Özgeçmişimde her zaman Şirin Ünye Gazetesi köşe yazarlığı ayrı bir noktada durur.” dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, değişen dünya düzeninin yerel basının sorunlarını da ortaya çıkardığını belirterek, “Yerel basının önemini kaybettiğine, değerini yitirdiğine dair bir takım analizlere ben kesinlikle ve katiyetle katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Elbette sorunlar var. Bu sorunlar sadece yerel basına da ait değil. Zira dünyamız çok önemli bir değişim sürecinden geçiyor. Dünya değişiyor, dünyanın sorunları da değişiyor. Dünya düzeni değişiyor. Dünyayı kasıp kavuran yeni sorunlar ortaya çıkıyor. Bütün bu düzen değişikliği içerisinde dünyanın küresel bir köye dönüştüğü tartışmalarının yapıldığı bir dönemde elbette yerel basının da, yerel meydanında meseleleri olacak. Ama burada önemli olan bu meseleleri doğru tespit edip, bu meseleleri doğru analiz edip, çözüm yollarında bu tespitler üzerine inşa etmektir.”diye konuştu.

-“Yerel basın sosyal medyayı tehdit olarak görmek yerine fırsata dönüştürmeli”-

Yerel basının sosyal medyayı tehdit olarak görmek yerine onu kullanarak fırsata dönüştürmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz Selim Kıran, şunları söyledi:

“Arkadaşlarımız sosyal ve dijital medyanın değişiminden bahsetti. Bugün adeta sosyal medyayı kullanan her bir vatandaşımız aslında bir basın mensubu haline geldi, basının bir paydaşı haline geldi. Basının da bu sosyal medyayı tehdit olarak görmekten ziyade onu bir fırsata dönüştürdüğünde bunun adeta ülkelerin değişimine dahi kaderine dahi ne kadar etkiler yapabildiğini biz en son 15 Temmuz’da yaşadık. Bakınız 15 Temmuz’da o hain darbe girişimi akşamında Cumhurbaşkanımız Marmaris’teydi. Çok vahşi, çok acımasız, çok haince bir suikaste kurban gitmek üzereydi. Ama orada yerel basına ilk konuştu. Baktı ki yerel basın ulusal basında yer almıyor. O zaman bugün tehdit olarak gördüğümüz dijital medyanın imkanları sayesinde FaceTime denen araç üzerinden bir medya aracı üzerinden bütün Türkiye’yi sokaklara davet etti ve Türkiye’ye FaceTime üzerinden bir dijital medya aracı üzerinden Cumhurbaşkanımız ülkesini, dünyayı, milletini kenetleyebildi ve o hain darbe girişimi de bir medya aracı sayesinde böylece bastırılmış oldu. Dolayısıyla bugün sorun olarak gördüğümüz her şey yarın bir fırsata ve imkana dönüşebilir. Ama burada önemli olan sorunları çözme iradesini gösterebilmek.”

Kıran, yerel basının maddi imkansızlıklar içinde mücadelesini sürdürdüğünü belirterek, “Yerel basındaki ekonomik tehditleri biliyoruz. Karasal yayın, dijital yayın bu noktada yaşadığınız telif hakları her birine vakıfız. İnanın buna hükümetimizin her bir mensubu da vakıf. Ve bunları çözmek için Cumhurbaşkanımız son derece hassas, hükümetimizin her bir ferdi çok hassas. Çünkü medyanın imkânlarından, medyanın nimetlerinden, medyanın fırsatlarından ve medyanın yönetiminden kimsenin kuşkusu yok. Kuşkusu olmadığı için de hiçbir sorununuz çözümsüz olmayacağını ben özellikle vurgulamak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Medyanın tehdit ve silaha dönüştürülmek için kullanıldığına şahit oluyoruz” –

Meydanın kendi sorunlarının çözümü için kenetlenmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Yardımcısı Kıran, şunları söyledi:

“Medyamızın kendi içinde sorunları çözme konusunda kenetlenmesi ve dayanışmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Zaman zaman gerek yerel basında, gerek ulusla basında, gerek küresel medyada medyanın bir tehdit ve silaha dönüştürülmek için bizatihi medyanın kendi unsurları tarafından, kendi mensupları tarafından da kullanıldığına şahit oluyoruz. Burada neşter örneği çok ibretliktir. Yani neşteri bir doktora verirseniz bir insana şifa verir ama bir katile verirseniz de insanın canını alır. O yüzden elimizdeki kalemleri, elimizdeki medya imkanlarını, elimizdeki bütün fırsatları eğer tehdide dönüştürürsek, başkalarını karalamaya, başkalarını tehdit etmeye ve başkalarına silah olarak kullanmaya kalkarsak o zaman meydanında amacından saptığını, amacından çıktığını ve yolunu şaşırdığını çok net görebiliriz. O yüzden meydanında kendi sorunlarını kendi içinde değerlendirmesi ve bu çözüm yolları için en önce kendi kenetlenmesi çok önemli.”

-“Ulusal basın yerel basından besleniyor” –

Ulusal basının yerel basınla birlikte güçlü olduğunu vurgulayan Kıran, “Güçlü basının ben yerelden başladığına, o yüzden yerel basının güçlendikçe o kent kültürünü, kentteki o demokratikleşme sürecini gözlemlemiş bir kardeşiniz olarak da yerel basının hiçbir zaman önemini kaybetmeyeceğine bütün samimiyetimle ve bütün objektif değerlendirmemle inanıyorum. O yüzden yerel basın ne kadar güçlü olursa ulusal basında o kadar güçlü olur. Ulusal basın manşetlerini besleyen yerel basındır. Her saniye ülkemizin dört bir yanında bu yerel beslenme ve yerel kaynağın süzülerek gelmediği müddetçe ulusalda da küreselde de hiçbir şekilde toplumun haberdar olamayacağını, toplum kültüründe gelişemeyeceğini bilmemiz gerekir. O yüzden de yerel basına, sadece yerel basının paydaşları değil, bütün toplum olarak sahip çıkmak bizim boynumuzun borcudur.” diye konuştu.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, medyanın kendi amacından, kendi ilkelerinden, kendi hedeflerinden, kendi temel direklerinden sapmaması gerektiğine işaret ederek, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Medya her şeyi yönetmeye kalktığı zaman, medya kendi amacından saptığı zaman bu sefer o ülke içerisinde ki toplum kültürünün gelişmesi ve medyanın doğru analiz etmesi, medyanın sorunlarına doğru şekilde eğilmesi çok mümkün olmuyor. Bunu aynı şekilde Cumhurbaşkanımızın hayat hikayesinde de yaşadık. “Muhtar bile olamaz” manşetleri, “411 El Kaosa Kalktı” manşetleri hepimizin hatırlayacağı veya hatırlamak istemeyeceği manşetlerdir. Medyanın doğru ve objektif bir şekilde yansıttığı haberler sayesinde toplum gerçekleri gördü. 15 Temmuz hain darbe girişiminde bir medya aracı sayesinde çok rahatlıkla milletimizi kenetleyip, o hain darbe girişiminin bastırılmasına vesile olabildi. O yüzden Bu Anadolu Medyası Çalıştayı, Ünye Fatsa ve Ordu Medya’sının Güç Birliği, esasen Ünye Fatsa Ordu’da başlayan bu güç birliğinin tüm Türkiye yerel medyasına yansıması ve yerelden başlayan bu birlikteliğin ulusal ve küresel ölçekte de yankılanması çok çok önemli.”

Yapılan protokol konuşmalarının ardından iki gün sürecek olan Anadolu Medyası Çalıştayı başladı.

Tanıtım ve bilgilendirme toplantısına Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Ordu Vali Yardımcısı Ekrem Yaman, Ünye Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Ünye Belediye Başkan Vekili Mehmet Yaşar Sezgül, RATEM Başkanı Yusuf Gürsoy, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Menderes Demir, Avrasya Gazeteciler Derneği Başkanı İsmail Kahraman, RATSA Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Onay, Ordu Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Şahin Sevinç, Ordu 19 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erdoğan Erişen, Ünyeli işadamı- Yerel Medyanın Halk Kahramanı Şenol Yeğin ile Türkiye genelinde 100’e yakın yerel medya temsilcisi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

9 Mart tarihinde gerçekleştirilen Çalıştayın tanıtım ve bilgilendirme toplantısıyla başlayan program, 10 Mart tarihinde Anadolu Medyası mensuplarının mevcut durum ve durumları ile ilgili sunumları, görüş ve düşüncelerini paylaşmaları, soru cevap3. Anadolu Medyası Çalıştayı Sonuç Bildirisinin hazırlanması ve açıklanması, şehir gezileriyle sona erdi.